top of page

Gaziantep’te Bey Mahallesi: Bir Kenti Anlamanın En Sessiz Yolu

  • Yazarın fotoğrafı: Emre YILDIRIM
    Emre YILDIRIM
  • 2 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Bey Mahallesi: Kentin Tenine Dokunmak



Kent insanının her şeyden önce bir beden olduğunu düşünüyorum. Kentle kurduğumuz ilişki, sandığımızdan çok daha az fikirle, çok daha fazla temasla başlıyor. Taşa basarak, kapıya dokunarak, bir sokağın gölgesinden geçerek. Bey Mahallesi’ni düşünürken de aklıma önce anlatılar değil, bedenimin hatırladıkları geliyor.


Bey Mahallesi’nde yürürken ayağımın altındaki taşın sesi, dar sokaklarda omuzlarımın duvarlara yaklaşması, yazın gölgede serinleyen hava… Daha sonra geliyor kelimeler. Daha sonra geliyor tarih. Önce beden.


Bey Mahallesi, insanı çepeçevre saran bir yer. Sanki içine girilmiyor da, sarılıyorsun. Evler birbirine yakın. Sokaklar mesafeyi kısaltıyor. Kapılar, pencereler, duvarlar… Hepsi insan ölçeğinde. Burada kent, yukarıdan bakan bir yapı değil; insanın çevresinde dolaşan bir kabuk gibi.


Bir mahalle, insanı önce böyle tanımlar.



Kent bir çevre değil, bir zar



Bir çocuğun dünyayı önce annesinin sesiyle, kokusuyla, sıcaklığıyla algılaması gibi; Bey Mahallesi de insanı önce duyularıyla içine alır. Taşın serinliği, ahşabın yorgunluğu, kapı tokmaklarının parlaklığı, pencere pervazlarındaki aşınma… Bunlar bilgi değildir; temastır.


Bey Mahallesi’ndeki camiyle kilisenin yan yana duruşu, tabelaların dili, evlerin birbirine bakma biçimi… Bunlar “tarih anlatmaz”, tarih gibi durur. Orada olmak yeterlidir.


Bir mahalle, geçmişini bağırarak anlatmaz. Eğer hâlâ yaşıyorsa, fısıldar.




Hatırlayabilen yerler



Bey Mahallesi’nin en güçlü tarafı, insanı geçmişe zorlamaması ama geçmişi mümkün kılması. Orada yürürken, senden önce geçenleri hayal edebilirsin. Kimlerin yaşadığını, kimlerin taşındığını, kimlerin geri dönmediğini.


Bazı yerler buna izin vermez. Hafızayı kapatır. Düzleştirir. Bey Mahallesi henüz bunu yapmıyor. Duvarlarında hâlâ iz var. Kapılarında hâlâ yaşanmışlık.


Bir yer, geçmişiyle bağ kurmaya izin verdiğinde, insan kendini de o sürekliliğin içine yerleştirebilir. “Ben buradayım” demek kolaylaşır. Sadece bugün için değil, dünden yarına uzanan bir çizgide.



Yırtıklar nerede başlıyor?



Ama bu bağ çok kırılgan.


Bir sokağın boşaltılması, bir evin satılması, bir kapının kapatılması… Bey Mahallesi’nde bunlar sadece fiziksel değişiklikler değil. Duyusal bir kopuş. Alıştığın gölgenin kaybolması. Sesin değişmesi. Ritmin bozulması.


Kentte olan biten şeyleri çoğu zaman “başımıza gelenler” olarak yaşıyoruz. Kararların dışında kalıyoruz. Ne korunacağına, neyin gideceğine biz karar vermiyoruz. Oysa kent, bizi çevreleyen şeyse, onun her değişimi bedende bir çatlak açıyor.


Bey Mahallesi’nde bu çatlaklar henüz küçük. Ama hissediliyor. Bir ev satıldığında, sadece bir yapı değil; bir süreklilik de elden gidiyor.



Tutarlılık hissi



İnsanın bir yerde kök salabilmesi için her şeyin değişmez olması gerekmez. Ama öngörülebilir olması gerekir. Bey Mahallesi, hâlâ bu hissi verebilen yerlerden biri. Sokaklar tanıdık. Yapılar konuşkan. Ölçek insani.


Bu tutarlılık, insanın kentte hayal kurabilmesini sağlar. Kendini oraya ait hissetmesini. “Buradayım ve burası benimle birlikte var” diyebilmesini.


Bir mahalle, bu duyguyu yitirdiğinde, insan da içten içe kopmaya başlar.




Bey Mahallesi bir geçmiş değil, bir eşik



Bey Mahallesi’ni sevmenin nedeni nostalji değil. Orası donmuş bir müze değil. Tam tersine, yaşadığı sürece değerli. Kentin teni hâlâ hissedilebildiği için.


Eğer Bey Mahallesi’ni sadece restore edilecek bir alan, bir yatırım potansiyeli, bir vitrin olarak görürsek; onu asıl değerli kılan şeyi kaybederiz. Çünkü oranın gücü taşında değil, taşla kurulan ilişkide.


Kentle kurduğumuz ilişki, önce bedenseldir. Sonra duygusal. Sonra düşünsel. Bey Mahallesi bu zincirin hâlâ tamam olduğu nadir yerlerden biri.


Ve belki de bu yüzden, onu korumak sadece mimari bir mesele değil; insani bir mesele.



 
 

görüşlerini benimle paylaş.

© 2026 by Mutsuz Uyanan Adam. Powered and secured by LEEBOARD

bottom of page